29 Kasım 2009 Pazar

Klasik Fair Play! 1-0





Yazıda adı geçen kişi ve kurumlar: Barça, El clasico derbisi, İspanya seyircisi, Rıdvan Dilmen, Galatasaray, Fenerbahçe, Adnan Polat, Aziz Yıldırım(dolaylı olarak), Türk seyircisi, Türk toplumu, Galatasaray Fenerbahçe derbileri..

   Gelip çatan El Classico'da gülen Barça oldu. Bircük derbimizi bu maçtan bile ötede gören bizlerin yatacak yeri yok. Tüm dünya bu maçı izlemek için kuruluyor tiviciklerinin karşıcağazlarına. Bir husumet beklentisi içinde olmayan centilmen İspanya seyircisini gıpta ederek izliyormuyuz? Sözde evet. Fakat oturarak bu müsabakayı izleyen bu seyirci kültürünü üstün körü bir muhabbet arasında öven ve avrupalı başka diyen insanları yine yurdum stadında ki bir stadta oturarak maç izleyen yurdum insanlarına hem gözle, hem sözle rahatsız ederek kötü bir  alışkanlık olduğuna inandırmaya gayret ediyor yetmiyor uygulattırıyorlarda. En başta telkin aptal kulüp yöneticilerinden başlıyor. Yönetici: '' Bu önemli maçta seyircilerimizin bir dakika bile susmadan bizi desteklemelerini istiyoruz.'' Sunucu: ''Taraftar şu ana kadar susmadan sürekli ayakta takımına destek veriyor. Taraftar üzerine düşen görevi fazlasıyla yaptı.'' Yorumcu:'' Seyirci faktörü çok önemli, hakemi baskı altına aldık.''


   Aslında illegal yollar ve de yenilgiyi asla hazmedememek. Rıdvan dedi ki dün '' Fenerbahçe seyircisi çok iyi bir seyircidir, centilmendir'' diyor. Centilmenlik ne demektir? Bahış Erten bir yazısında  Fenerbahçe taraftarı kadıköydeki o atmosferde kazanılan Galatasaray galibiyetlerinden hoşlanmadıkları zaman kültür değişmeye başlar demişti'' Aynı zamanda Galatasaray Fenerbahçe basket maçında FB forması çıkartılan ufak çocuktan ve ailesinden Adnan Polat yönetiminin özür dilemesi gerektiği gibi''  Dilmen'in centilmenliğe bakışı nedir? Ona göre Fair Play nedir? Bize göre nedir? Ve neden  şu takımın taraftarı iyi şu takımın taraftarı daha kötü ya da şu takımın taraftarı daha agrasif gibi bir kategori belirliyor. Aslolan zaten türk seyircisi topluluğu değilmi?


   Biz doğduk ve bir takımı tutmaya başladık. İlahi bir şeymi bizi genel olarak iyi olan bir takıma yönlendirdi. Şunu de bari Şükrü saraçoğlu stadı yenilendikten sonra taraftar stad terbiyesi edindi. Alkışlarım seni. Ama çıkıpta Ütopya terimini seyircilere öğretip cümle içinde kullanan Güntekin Onay'a '' ben o terimi bilmiyorum, biz anlamayız ütopyadan mütopyadan diyen bir spor yorumcusu bize teknik analiz yapıyor. Gaza gelmeye meyilli milliyetçi bir toplumun hoşgörü ile imtihanı ne zaman başlayacaktır. Ne zaman biz kendi önümüzü süpürmeye başlayacağız. Ne zaman rakibimize saygı duyacağız. Bizden başarılı insanları tebrik etmenin verdiği zevki neden alçak görürüz. Biz bizden özür dilemeyen bir takımdan özür dilemeyiz mantığındaki yöneticilerimiz daha ne kadar kulubümüzü yönetmeye devam edecek. Merdivenlerin dolu olmasını ne zamana kadar yenilince farkedeceğiz..


    Bu maç ölüm kalım maçı önemliliğindeki müsabakaların ardından gelen galibiyetlerin yerini önemli ama her şeyden daha önemli unsur olan seyirzevki yaşattığın bir maçın ardından gelebilecek yenilgi kıvamından asla üstün olamayacağı anlayışına toplum olarak varabilmek. Ya da olmayacak dua ya amin demek.

Hiç yorum yok: