13 Eylül 2010 Pazartesi

DÜNYANIN SEVİNCİ



Biz basketbolseverlere rüya gibi bir 16 gün yaşattınız.İnancın,dostluğun,direnmenin ve güvenin tarifini yeniden yaptınız.Olmaz denilenin olabileceğini,basketbol ekollerinin mağlup edilebileceğini en güzel şekli ile gösterdiniz.Her maç sonu desteğe yılmadan devam eden -ve her nerede olursa olsun devam edecek olan- bizlere teşekkür etseniz de o atmosferi yaratan sizlerin hem kendinize hem de birbirinize olan güveniydi.Siz sahada coştukça binler tribünlerde,milyonlar ekranları başında coştu.Hele hep beraber söylenilen Gençlik Marşı yok mu?Finale çıkarken ağlattınız ama sanırım ağlamanın böylesi dostlar başına denilebilir.:)
Aslında dünyanın sevincini sadece Türk halkına yaşatmadınız.Teknik ekipte hepinizde emeği olduğu için gurur duymuştur eminim.Özellikle kanser ile mücadele eden Bogdan Tanjeviç.Öyleki bu şampiyonadan sonra takımı bırakacak denilen tecrübeli antrenör "hiç belli olmaz bırakmayabilirim" dedi.Hiç bir ilacın veremeyeceği şifayı verdiğinize kuşku yok.
Şimdi yaklaşık 1 ay sonra basketbol ligi başlayacak.Kendi adıma bu süre nasıl geçecek bilmiyorum.Ayrıca asıl endişem bu kadar yüksek düzeyde bir basketboldan sonra lig biz basketbolseverleri tatmin edecek mi?:)Şaka bir yana Türk Basketbolu'nun unutulmazları dendiğinde akla gelecek ilkler arasında yerinizi aldınız.
TEŞEKKÜRLER 12 DEV YÜREK...

Hiç yorum yok: